Stratejik iletişim konsepti geliştirebiliyorlar mı?

İletişim modellerini, daha çok reklam ajanslarının belirlediği çerçevede yürütmeyi tercih eden şirketlerin bu alandaki beklentilerinin değiştiğini söylemek yanlış olmaz. Artık Türkiye’de faaliyet gösteren PR ajansı küresel şirketlerin yanı sıra “küreselleşmek isteyen yerli şirketlerimiz” de iletişim stratejilerini belirlerken PR ajanslarından daha fazla yeterlilik bekliyorlar:
1- Stratejik iletişim konsepti geliştirebiliyorlar mı?
2- Kurumsal iletişimi tüm alanlarda yürütebiliyorlar mı?
3- Bir reklam ajansı kadar “creative” olabiliyorlar mı?
4- Küresel hizmet verebiliyorlar mı?
Bundan 2 yıl önce PR ajansı 14 yıllık deneyimi ile ilk 3 sorunun yanıtını veren bir PR ajansı
ydı.
Özellikle pazarlama iletişimi ve B2B alanlarda çözüm üretmek üzere kurulan PR ajansı
mız, son 2 yıldır büyük bir değişim yaşayarak, küresel bir özellik de kazandı.
Böylece 4. sorunun da yanıtını verebilir bir konuma yükseldi.
Avrupa Birliği (AB) ülkelerine dönük hizmet vermek üzere oluşturduğumuz Paris büromuzun yanı sıra Moskova, Cardiff, Strasbourg ve Londra temsilcilerimiz ile de küresel ölçekte iletişim çözümleri üretmeye devam ediyoruz.
Tüm bunları yaparken güç aldığımız bir tek şey var: Siz değerli müşterilerimiz ve iş ortaklarımızın bize kazandırdığı vizyon…
İlgi ve destekleriniz için bir kez daha sonsuz teşekkürlerimizle…
Her ay bizden haberlerle buluşacağımız bu bültenimizde, sizlere gerek yurtiçi gerekse yurtdışı etkinlik ve projelerimize ilişkin bilgi aktarmaya devam edeceğiz. Elbette yine altını çizmeliyim ki “sizlerden aldığımız güç ve vizyon ile”…

Hit Sayacı

Sizde web sitenize giren kullanıcıların;
Hangi anahtar kelimeyi kullanarak geldiğini,
Ziyaretçilerin sitelerini nasıl bulduğunu,
Sitenize hangi tarayıcılardan giriş yapıldığını,
Sitenizden ne kadar sürede çıkış yapıldığını,
Daha çok sitenize hangi bölgelerden ziyaretçi geldiğini,
Hangi ürünlerinizin, yazılarınızın ve benzeri içeriklerin daha çok tıklanarak ziyaretçi çektiği,
Ziyaretçilerin web sitenizi nasıl bulduğunu? Merak edenlerden misiniz?
O zaman artık bu meraklarınızı giderecek olan web site ziyaretçi sayacı aklınızdaki tüm soru işaretlerini gidermektedir. Ayrıca bu sayaçlar sitenizdeki seo çalışmaları yönünden de oldukça faydalıdır. Sitenizdeki ziyaretçi yoğunluğunu takip ederek sitelerinizin değerini de belirleyebilir ve gidişata göre en uygun seo işlemlerini sitenize uygulayabilirsiniz. Aynı zamnda bu sayaçlardan alacağınız bilgilere göre web sitenizi içerik be tasarım konusunda optimize edebilir

Sektörümüzde hizmet

Sektörümüzde, hizmet değerlerinin doğru algılanması ancak detaylı araştırmalar ve raporlamalarla yapılabiliyor. Aksi halde hizmet değerlerinin algılanmasında zaman zaman yanılsamalar yaşanabiliyor. Etkinlik danışmanlığı doğru araştırmalarla doğru raporlamalar yapıyoruz.

Son yıllarda sosyal medyanın da içinde olduğu iletişim çalışmalarının şirketlere getirdiği artıların, şirketler ve yöneticiler tarafından çok daha doğru şekilde algılandığını gözlemlemek bizleri çok mutlu ediyor. Bu olumlu gelişmeler bizim için itici bir güç oluyor ve müşterilerimize ihtiyaç duydukları iletişim ve tanıtım çalışmalarını çok daha büyük bir istek ve yaratıcılıkla sağlayabiliyoruz . Etkinlik danışmanı
olarak önümüzdeki yıllarda da hedefimiz, gerek müşterilerimizin, gerekse de çalışanlarımızın memnuniyetini koruyacak projeler geliştirmek. Müşterilerin iş hedeflerini etkileyen sonuçlar üretmek için, müşteri memnuniyeti temelinde saygın tecrübeyle hizmet sunuyor, kalıcı ve güvenilir izler bırakmaya özen gösteriyoruz. Profesyonel hizmet anlayışıyla müşterilerimize daimi olarak sunmaktayız.
Tüm bu kapsamlı ve kesintisiz hizmet anlayışımız sayesinde bizimle aynı kulvarda yer alan diğer firmalar arasından kısa sürede sıyrılmayı başardığımızı unutmayıp; hizmet kalitemizden ödün vermeden yeni fikirler üretmeye devam etmekte ve müşterilerimiz adına bu fikirleri yatırıma dönüştürmeyi hedeflemekteyiz Etkinlik danışmanı
olarak proje danışmanlığı hizmetlerimizi proje fikri aşamasından başlatıp; proje uygulama süreci boyunca sürdürmekteyiz. Bu süreçte proje dosyasının eksiksiz hazırlanması, ilgili birimlere sunulması, sözleşme dosyasının hazırlanması, ulusal ve uluslararası ortaklı projelerde ortak kurum kuruluşla irtibatın sağlanması, proje ekiplerinin oluşturulması, sözleşme makamı ile her türlü iletişimin sağlanması, raporlamaların yapılması, ihale dosyalarının hazırlanmasının yanı sıra proje boyunca ilgili prosedürlerin izlenmesi ve projenin sorunsuz yürütülebilmesi için kesintisiz Etkinlik danışmanlığı desteği sunmaktayız.

trafik kazası tazminat ve Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması mahkemesi

Trafik Kazası Tazminat davası nedir?Maddi tazminatın yanı sıra kaza neticesinde mağdur olmuş kişi maruz kaldığı durum nedeni ile geçirmiş olduğu bir seri ameliyat, çekmiş olduğu acı ve sıkıntılar karşılığı olmak üzere manevi tazminat talebinde de bulunabilir. Manevi tazminat Borçlar Kanunu 56. maddede düzenlenmiştir. “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi olarak tazminat ödenmesine karar verebilir. trafik kazası tazminat davası ? Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmünü taşımaktadır.
Kazaya karışan aracın sürücüsünün aracın sahibi olmaması durumunda hukukumuzdaki kusursuz sorumluluk prensipleri doğrultusunda maddi ve manevi tazminat talepleri aynı zamanda araç sahibine de yönetilir. Ancak araç sahibinin ödediği tazminat bedelleri için kazaya karışan sürücüye rücu etme hakkı mevcuttur. Haksız fiil neticesinde maruz kalınmış zarar ile ilgili olarak 2 yıl içinde tazminat talebinde bulunulabilir. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.
Trafik Kazası Tazminat davası nedir?Trafik kazasının ölümle sonuçlanması şüphesiz en trajik ve en istenmeyen durumdur. Ama ne yazık ki yaşamın acı gerçeklerindendir. Bu durumda trafik kazası neticesinde yaşamını yitiren kişinin mirasçıları maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilirler. Manevi tazminat talebi ile ilgili olarak yukarıda yaptığımız açıklamalara eklenecek başka bir husus bulunmamaktadır. Ancak ölümlü trafik kazaları sonrasında maddi tazminat açısından “destekten yoksun kalma tazminatı” olarak değerlendirilen bir başka durum ortaya çıkmaktadır. Mirasçılardan ölen kişinin maddi desteğine muhtaç kişiler ölüm nedeni ile yoksun kaldıkları maddi kayıplarını talep ve dava edebilirler.
Maddi ve manevi tazminat bedellerinin belirlenmesinde:
• Uğranılan zararın niteliği,
• Kusur oranı,
• Zarara sebebiyet verenin mali ve içtimai durumu,
• Zarara uğrayanın mali ve içtimai durumu,
• Bilirkişilerin kusur ve hesaplamaya ilişkin raporları ve
• Hakimin takdiri

Tazminat davası ve Taşeron İşçilerin Kıdem Tazminatı

Bilindiği gibi, hizmet alım ihaleleri kapsamında kamuda çalışan ve taşeron işçilerin kıdem tazminatı olarak nitelendirilen 700.000 civarında olduğu söylenen işçilerin karşılaştıkları bir çok sorunları olup, bunların en önemli belli başlı olanları ise:

Yıllardır kangren haline gelmiş Taşeron İşçilerin Kıdem Tazminatı bu sorunların başında;

- Ücretlerini düzenli alamamak,
- Yıllık izinlerini hiç kullanamamak veya düzenli kullanamamak,
- Kıdem tazminatı alamamak,
- İşsizlik sigortası primi ödemelerine karşın işsiz kaldıklarında işsizlik ödeneğinden yararlanamamak, vs. gibi sorunları, gelmektedir.

Bilindiği üzere; kamu sektörü ihtiyaç duyduğu genellikle ihale yoluyla özel güvenlik, temizlik, veri girişi ve sağlık hizmetleri gibi hizmet alımları kısmi süreli ve genel olarak bir yıllık yapılmaktadır. İhale sözleşmesinin sona ermesi durumunda ihale yenilenmesine genellikle taşeron değişmekte fakat mevcut işçiler, çoğunlukla ihale makamlarının talebi ve bazen de işi biliyor olmaları, yeni işçilerin alışma süreci yaşamaması, ihaleyi alanların mevcut işçi kadrosunun bulunmaması gibi nedenlerle bir sonraki taşerona bila bedel devrolmakta ve işçiler değişmemektedir. Bila bedel diyorum, zira hukuken bir devir ilişkisi olmamaktadır. Devir fiilen gerçekleşmesine karşın eski işveren ile yeni işveren arasında bir anlaşma da olmamaktadır. Devir ilişkisini sağlayan bizatihi ilgili kamu kurumu, yani ihale makamı olmaktadır. Değişen taşeronlara rağmen işçiler değişmemekte, işçiler aynı şekilde, aynı işyerinde ve konumda çalışmaya devam etmektedir. Budan dolayı da işçilerin çalıştıkları işyeri adresi aynı olduğu halde, SGK kayıtlarında sürekli giriş-çıkış işlemleri yapılmaktadır.
Bu şekilde bir çözüm sadece taşeron işçilerin kıdem tazminatı, işçilerini değil, tüm işçi ve işverenleri maddi olarak kurtaracağı gibi, istihdamın arttırılmasına, işçilerin uzun sürelerle aynı işyerinde çalıştırılmasına ve toplumsal barışa da önemli ölçüde katkı sunacak ve her kesimi memnun edecek adil bir düzenleme olacaktır.

Tanıma ve tenfiz

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları “gurbetçi” olarak adlandırılsalar da yerleştikleri ülkelerde o ülke vatandaşlarının çalıştığı iş yerlerinde çalıştıkları, o ülke vatandaşlarıyla evlilikler yaptıkları da düşünüldüğünde gurbetçi sıfatının pek kalmadığı görülecektir. Her ne kadar durum böyle olsa da sonuçta halen Türk vatandaşı oldukları için yaşadıkları ülkede yapılan hukuki işlemlerin, o ülke mahkemelerinin vermiş olduğu kararların Türkiye’de hüküm ve sonuç doğura bilmesi için Tanıma ve tenfiz davası na ihtiyaç duyulmaktadır.

a-Tanıma:
Yabancı bir mahkeme kararının tanınması, onun kesin hüküm kuvvetinin ülkeye de teşmili anlamına gelir. Yabancı kararın hukuki neticeleri, yabancı mahkeme devletinin hukukuna göre tayin edilir. Mahkeme devletinin hukuku ayrıca özellikle kesin hüküm kuvvetinin maddi ve şahsi şümulü tespit eder.
Tanınmayan veya tanınmaya ehil olmayan yabancı bir mahkeme kararı, bir mahkeme ilamı olarak her hangi bir hukuki etkiye sahip olamaz. Bununla beraber hukuki manadan da tamamen mahrum sayılamaz, her hangi bir ihtilafta ispat vasıtası olarak hizmet edebilir.

b- Tenfiz:
Yabancı bir mahkeme kararının tenfizi ise onun icra edilebilirliği demektir. Yani ilamın yerine getirilmesi ile ilgilidir. Tanımada icra değil o ilamdan kesin delil veya kesin hüküm olarak yararlanma durumu vardır.

1- Tanıma ve Tenfiz davası mutlaka usulüne uygun davetiyeyle birlikte açılacak duruşma yapılarak görülür, evrak üzerinden karar verilemez.
2- Tanıma ve Tenfiz davası basit usule tabidir.
3-Adli tatilde de görülebilir.
4-Davacının Türkiye’de ikametgahı yoksa teminat göstermesi gerekmektedir. Teminat miktarını hakim takdir edecektir. Ancak karşılıklılık anlaşmasında bu konuda muafiyet varsa teminat şartı aranmaz.
5-Yetkili mahkeme Davalının ikametgahı (Nüfusa kayıtlı olunan yer ikametgaha karine olarak kabul edilmektedir.) ; Türkiye’de ikametgahı yoksa sakin olduğu yer mahkemesi, bu dahi yoksa Ankara, İstanbul, İzmir mahkemeleri yetkilidir. (Bu üç ilden istediği birinde açılabilir.)
6-Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. (Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi)

işe iade davası ve kıdem tazminat davası hakkında bilmek istedikleriniz

Kıdem tazminat davası nasıl açılır? Tüm taşeronların ortak sorunu haline gelen ve hükümeti bu konuda düzenleme yapmaya mecbur bırakan, özellikle kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan taşeron çalışanların tazminat sorununu ele alacağız. Bu konuda başarılı olmuş tazminat taleplerini ve tazminat talep ettiğinizde firmanızın sizin karşınıza çıkardığı zorluklar karşısında ne yapmanız gerektiğini araştırdık. Kıdem kıdem tazminat davası nasıl açılır ? Tazminat istediğinde red cevabı almış ve bu sorunu yargıya taşımış ve hak ettiği tazminatı fazlasıyla almış kişilerle yaptığımız konuşmalarda neler yaptıklarını bir bir not alarak sizlerin önüne sunuyoruz.
-Taşeron olarak çalıştığım işten çıkarıldım ancak tazminatımı alamadım nerelere başvurmalıyım?
İlk iş olarak Bölge Çalışma Müdürlüğü ‘ne başvurarak burada görev yaptığınız firma hakkında şikayet dilekçesi yazmanız gerekli. Ancak bu dilekçeye cevap fazla gecikmeyecektir. Kıdem tazminat davası nasıl açılır? Çalıştığınız firma tarafından gönderilen cevap yazısında; her sene giriş çıkış yapıldığı için yeni yılda ne kadar süre çalıştıysanız ve o süre 1 yılı geçmediği için kıdem tazminatınızı hak etmediğiniz ve alamayacağınız yazacak. Bu durumda Bölge Çalışma Müdürlüğünün yapabileceği bir şey yok ancak cevap yazısını kaybetmeyin ve hemen bir avukatlık bürosunun yolunu tutun. Burada avukata durumu anlatın. Ve sadece firmaya değil taşeron olarak çalıştığınız kuruma da dava açın. Örneğin X firmasında X hastanenin içerisinde çalışıyorsanız hem hastaneye hem de firmaya dava açın.

İş kazası tazminat davası avukat ve Banka dosya masrafı nasıl alınır avukat

İşçi ve işveren arasında birçok problem yaşanması ve özellikle son dönemde her türlü anlaşmazlığın yargı yoluna taşınması hem iş mahkemelerinin yükünü arttırmıştır hem de işçi lehine yorum ilkesi gereği işçi lehine verilen kararlar maalesef hak arama yolunun ticarete dönüşmesine sebep olmuştur.

Ancak sıkça dava konusu yapılan bir durum vardır ki, yaşanması hem işçi hem işveren tarafından istenmeyen bir süreç olan iş kazasına dayalı iş kazası tazminat davasıdır. Zira çoğu zaman iş kazası geçiren çalışan büyük oranlarda maluliyet yaşamakta ya da hayatını kaybetmektedir. İşveren açısındansa oldukça büyük maddi yükler getirmekte ve yargılamada tarafsız davranılmadığı için birçok sıkıntılar yaşanmaktadır.
İşçi lehine yorum ilkesine dayalı iş hukuku yargılamasının en güzel örneklerinden biri Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 06.03.2006 tarihli kararıdır. Bu karar ile Yargıtay, İş kazası tazminat davası taleplerine ilişkin zamanaşımının ne zaman işlemeye başlayacağına, açık kanun hükmüne rağmen farklı bir yorum getirmiştir.

Somut olayda; iş kazası sebebiyle kısmi maluliyet yaşayan işçinin birinci derece yakınları iş kazası tazminat davası talebi ile dava açmışlar, Yerel Mahkemece; yansıma yoluyla manevi tazminat istenemeyeceğinden ve 10 yıllık zamanaşımının geçtiğinden bahisle kaza geçiren işçinin yakınlarına ait talebi reddetmiştir.

Bilindiği gibi iş kazası halinde istenebilecek iş kazası tazminat davası ile ilgili ne önceki kanunlarımızda ne de 4857 sayılı İş Kanunu’nda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.Yargıtay genel olarak iş kazalarında maddi ve manevi tazminat davalarının zamanaşımı başlangıcını olayın meydana geldiği tarih olarak kabul etmekte ise de bu kararında dava zaman aşımının “bedensel zararı kesin olarak saptayan son tıbbi raporun verilmesinden sonra işlemeye başlayacağına” karar vermiştir.

Banka dosya masrafı avukat ve araç değer kaybı davası nasıl açılır

Son zamanlarda kitlesel medyada gerekse sosyal medyada karşımıza çıkan ve banka dosya masrafı avukat ücreti iadesi olarak bilinen yazımız Konut, Tüketici, İhtiyaç, Taşıt, ipotekli v.s. gibi Tüketici Kredileri ile ilgilidir, Ticari Krediler için geçerli değildir. Yazımız bilgilendirme amaçlı olup, mağduriyete sebebiyet vermemek, eksiksiz ve hızlı sonuç alabilmeniz için mutlaka bir hukukçudan destek almanız yararınıza olacaktır.
Bankalarca Yapılan Haksız Kesintilerin Geri Alınabilmesi için Ne Yapılmalı
Bankalardan son 10 yıl içerisinde kullanmış olduğunuz kredilerden hangi kesintilerin yapıldığının bilinmesi gerekmektedir. Kredi veren kurumlar genel olarak tüketicilere dava açmadan yapmış oldukları haksız kesintileri iade etmemektedir. Kredi kullanan tüketiciler kullanmış oldukları kredilerin kesintilerini inceleyerek haksız olarak alındığını düşündükleri tutarları tespit ederek ilgili bankaya bu bedellerin ödenmesi için dilekçe ile başvurmaları gerekmektedir. Dilekçenizin neticesinde ödeme yapmayan bankalar aleyhine Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine ya da Tüketici Mahkemeleri’ne dilekçeniz ile başvurabilirsiniz. Sitemizde bulunan SORU SOR bölümünü kullanarak yardım alabilirsiniz.
Tüketicilerin Kullanmış Olduğu banka dosya masrafı avukat ücreti Masrafı 1.272,19 Türk Lirası veya bu tutarın altında ise Tüketici Sorunları Hakem Heyetine şayet 1.272,19 Türk Lirasının üzerinde ise Tüketici Mahkemelerinde dava açmak gerekmektedir. Tüketici mahkemelerinde açılan davalar harca tabi değildir. Yalnızca gider avansı ödenir. Bu ödenen gider avansı davayı kazanmanız halinde davalı bankadan talep edilebilir. Tüketicilerin genellikle yaptıkları hataların başında açılan davayı takip etmediklerinden davaları düşmektedir. Bu sebeple açılan davanızı mutlaka takip etmeniz gerekmektedir. Takip etme durumunuz söz konusu değilse mutlaka bir avukat ile anlaşınız.

Anlaşmalı boşanma ve Almanya tanıma tenfiz nedir

Medeni Kanunumuzda boşanma sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Yani açılan bir boşanma davasında hakimin boşanmaya karar verebilmesi için sayılan sebeplerden birinin mevcut olması gerekir. Bu sebeplerden biri de “Evlilik Birliğinin Sarsılması”dır. Bu madde kapsamında özel boşanma sebebi olarak Anlaşmalı boşanma da düzenlenmiştir.
Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Yani tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olduğunu ispatlamalarına ihtiyaç duyulmaz. Bu durumda boşanma kararı verilebilmesi için hakimin bizzat tarafları dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hakkında taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır.
Hakim tarafların ve çocukların menfaatlerini dikkate alarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya karar verilir.
Anlaşmalı boşanma ya karar verilebilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin bizzat dinlenmeleri, boşanmayı serbest iradeleriyle istemeleri, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkında anlaşmaları, hakimin bu anlaşmaları uygun görmesi, görmezse gerekli değişiklikleri yapması, bu değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya karar verilmesi, kabul edilmezse ve açıkladığımız koşullardan bir tanesi bile eksikse taraflardan delillerini sunarak evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ispatlamaları gerekir.

Eşler ya birlikte başvururlar ya da birisinin davasını davalı diğer eş kabul eder. Eşler bizzat dinlenmeden veya bir eş dinlenip diğeri dinlenmeden ya da vekili dinlenerek anlaşmalı boşanmaya karar verilemez. Özel yetki verilmiş olsa bile vekaleten bu irade açıklanamaz.

Bebek Rehberi